İletişim     Künye     Yazarlar       Anasayfa          
Tarafsız Haber
SİYASET   DÜNYA   EKONOMİ   MAGAZİN   SPOR   SAVUNMA   KADIN   TEKNOLOJİ   TÜRKİYE   YAZARLAR   FOTO GALERİ   VİDEO

Sadeddin Kaynak

Dr. Emel Şenocak - Sadeddin Kaynak


Okunma : 19730
Dr. Emel Şenocak

“Bu evde benim bir pardösüm, iki kat elbisem, bir bavulum, bir radyom, bir buzdolabım var. Bunları Gülfi'ye (eşime) bırakıyorum. Benim evimde birikmiş param yoktur. Emr-i Hakk vaki olduğu zaman Sıraselviler'deki apartmanımın 1, 3 ve 9 numaralı dairelerindeki kiralar alınıp cenazemin teçhiz ve tekfinine sarf edilsin. Cenaze namazım, Nuriosmaniye Camii'nde kılınsın. Merkez Efendi'de kabrim hazırdır.

Kabir taşımı Gülfiye yaptırır. Yazılacak şey şudur: Sultan Selim Camii başimamı ve Sultanahmed Camii ikinci imamı ve hatibi meşhur bestekâr Hacı Hafız Sadeddin Kaynak'ın ruhuna Fatiha…” İşte böyleydi bir döneme damgasını duayen musiki adamı Sadeddin Kaynak'ın vasiyeti, son sözleri. Günümüz gençlerine Sadeddin Kaynak dediğimizde bilemeyebilirler fakat “Muhabbet bağına girdim bu gece” veya “Çile bülbülüm çile” dediğimizde gözlerde ‘tanıdık' parıldama görülür.

Bu büyük bestekâr elbette bu iki meşhur eseriyle kalmamıştı, daha neler var neler… Kültür ve medeniyetin gelişmesinde, sanat anlayışıyla, Türk musıkisine unutulmaz eserleriyle katkı sağlayan, Sadeddin Kaynak, Hacıoğulları olarak bilinen geniş bir ailenin mensuplarındandı. Ailenin kökleri İran-Irak arasında yaşayan Türk topluluklarına kadar uzandığını söyleyebiliriz. Göç yoluyla önce İspir'e, daha sonra Rize'nin Çaklı köyüne yerleştikleri bilinmektedir.

Ali Alaeddin Efendi ve Havva Hanım'ın en büyük çocuğu olan Kaynak, 1895 yılında İstanbul'un Fatih semtinde, Taşkasap'ta Lütfi Paşa Mahallesi'nde doğdu. İlim irfan sahibi bir babanın oğlu olan Sadeddin ilköğrenimine, Lütfi Paşa Mahallesi'ndeki Taş Mektep'te başlamıştı. Dokuz yaşında hafız olan Kaynak, ilk din bilgisini eğitimini babasından almıştır. Babasının ölümünden sonra, kardeşleriyle birlikte zor şartlarda eğitimlerini sürdürmüştür. Liseyi, Mercan İdadisi'nde okumuş daha sonra, İstanbul Üniversitesi “Ulüm-u Şer'iyye Şubesi”ne yani İlahiyat Fakültesi'ne girmiştir.

Üniversite öğrenimi sırasında 1. Dünya Savaşı başlamış, öğrenimini yarıda bırakarak askere gitmiştir. Asker dönüşü öğrenimini tamamlayarak, İlahiyat Fakültesi'nden mezun olmuştur. Son günlerinde üstad hakettiği değeri görmekten çok uzaktı. tarih bilinci, KASIM'14 115 İlk görev yeri olarak, Sultan Selim Camii ikinci imamı olarak göreve atanmıştır.

1926 yılında, Sultan Selim Camii başimamı Ömer Efendi'nin kızı Zehra Hanım'la hayatını birleştirmişlerdi. Bu evlilikten 5 çocuğu dünyaya gelmişti. Sadeddin Kaynak, ‘Kaynak' soyadını alması ile ilgili bilgileri oğlu Günaydın Kaynak şöyle ifade etmektedir: “Soyadı kanunu çıktıktan epey bir zaman sonrasına kadar Sadeddin Kaynak, gönlünce bir soyadı seçememiştir.

Bir gün Fatih'teki evinin en üst katında oturmuş düşünüyorken, yapmış olduğu bestelerin arka arkaya gelişi ve bunun kaynağının Musıki Tarihi ne olduğunu aklına takılmış. İşte bunun sonucu ‘Kaynak' soyadını almasının iyi olacağına karar vermiştir.” Önce cami lojmanlarında oturan Kaynak; Fatih'te, Bebek'te, Cihangir'de daha sonra eşinden ayrı olarak Kadıköy Koşuyolu'nda oturmuştur. 3 Şubat 1961 yılında son oturduğu evde hayata veda etmiştir. 4 Şubat 1961 Cumartesi günü Nuruosmaniye Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra tekbir ve ilahilerle Topkapı Merkez Efendi Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.

‘Hafız' demeyi sakın unutma Geçmişi yüzyıllara dayanan hafızlık geleneği; Enderun'daki eğitimlerle, müezzin ve hanende beraberliği, ilerleyen zamanda hafız-okuyucu, hafız-gazelhan geleneğini ortaya koymuştur. Sadeddin Kaynak, sesinin ahengi ve güzelliğini almış olduğu eğitimle birleştirerek, hafızlığının yanı sıra, gazelhanlığındaki ustalığını sergilemiştir.

Ali Rıza Avni, Sadeddin Kaynak'ın biyografisini yazarken, Kaynak'ın bizzat dikkat ettiği ilk cümlesi ile başlıyoruz: “Evlâd, benim için ileride yazacağın veya senden isteyecekleri tercüme-i hâlim (hayat hikâyem) için yazıların başına ‘Hafız' demeyi sakın unutma.” Kendisinin bu ifadesinden de anlaşıldığı gibi, ‘Hafız' olmak ve Allah'ın kelamını ezberine alıp; güzel ses, usül ve erkânına göre inanarak sunmak anlamına gelir. Toplumun yaşayışına göre, din kuralları ve önemi musıkinin çıkış sebebidir.

Türk musıkisi, teknik ve estetik yönden dinden etkilenmiştir. Musıki; dinî ve din dışı musıki olarak sınıflandırılmaktadır. Hafızlığın, okuyuculukla doğrudan bağlantısının ise, uzun bir zaman diliminde insan sesinin cami musıkisinde saz olmaksızın; Kur'an, ezan, mevlid, salât, kaside, ilahi gibi icralarda, dinin hoşgörü sınırları içerisinde, reddedilmeyen, kabul gören bir özellik taşımasındandır. 116 KASIM'14, tarih bilinci Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir isimli kitabının 105. sayfasında, hafızlık ve okuyuculuk konusunu şöyle dile getirmiştir: “… Zaten İsmail Dede'den sonra Türk musıkisinin gelişmesini insan sesine getirdiği o zengin, içli tarifi güç kıvrıklarda, bu asli vasıtayı en manalı iç âlem dili yapan hâllerde aramalarıdır.

Denilebilir ki bu musıki başlıca vasıtasını son devirde tekemmül (olgunlaşma) ettirmiştir. Hiçbir zaman İstanbul'da hafız ve muganni (Ses sanatçısı) saltanatı, Tanzimat senelerinde ve daha sonraki devirlerde olduğu kadar mutlak değildir. Hançere bütün hürriyetini kazanır. Manzara ve ufuklar ona bağlanır, her tepeden her açık yalı ve köşk penceresinden, her bahçeden o yükselir…” Sadeddin Kaynak'ın güzel sesi ile musıkiyi çok iyi özümsemiş olduğu, okuduğu Kur'an, ezan, mevlid ve kıldırdığı namazda sesinin güzelliği ve musıki nağmeleriyle cemaatinin gözdesi olmuştur. Besteci ve müzikolog Yalçın Tura, İstanbul musikimizdeki yerini anlattığı yazısında şöyle der: “…

İstanbullu hafızlar, hatipler, kariler (okuyucular), müezzinler ve zâkirler de, dinî Türk musıkisinin olgunlaşmasına ve gelişmesine çok büyük katkıda bulunmuşlardır. Son devrin gerek dinî, gerek din dışı musıki sanatındaki en büyük bestekârlardan biri sayılan Sadeddin Kaynak'ın iyi bir hafız olduğunu unutmamak gerekir…” der. Sadeddin Kaynak, hafızlığının hayatındaki yerini ve önemini şöyle anlatmaktadır. “… Yüce Allah'ın bana en büyük ikramı ve lütfu, kendi kelamını ezberime almayı bana nasip etmiş olmasıdır.” Kaynak, meslek hayatında Hafız Sami'yi kendine örnek almıştır.

Sadeddin Kaynak; dindışı musikideki vokal icracılığını, gazelhanlığı hafızlığının çerçevesinde düşünebiliriz. Türk musıkisinde meşk geleneğine bağlı olarak çalışan Kaynak, dinî ve dindışı musıkinin yer aldığı plaklar doldurmuştur. Kayıtlar günümüze kadar ulaşmıştır. Musıki sevenler, Sadeddin Kaynak'ı bestekârlığından önce, bu plak kayıtlardan okuduğu gazellerden tanımışlardır. Okuduğu gazellerle sesinin güzelliğini, musıki meclislerinde sergilemiştir.

Yurtiçi ve yurtdışında gazelhan ve hanende olarak sahneye çıkan Kaynak, Berlin'de Darüttalim-i Musıki topluluğuyla konserler vermiştir. Besteler ‘Kaynak' oluyor… Hafızlığı ile musıki ilmine gönül veren Kaynak, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına kadar Türk musikisine çok değerli öğrenciler yetiştirmiştir. Sadeddin Kaynak'ın Türk musikisindeki eğitimi ilk olarak meşk yoluyla başlamıştır. Yüzyıllar boyu, geleneklerine bağlı olarak köklü eğitimler sergilemektedir. Kaynak, ilk icra ve meşk eğitimini Hafız Melek Efendi'den almıştır. Daha sonra Kasımpaşa Küçük Piyale Camii imamı Şeyh Hafız Mehmed Cemaleddin Efendi ile meşke başlamıştır. Daha sonra, Kâzım Uz'la klasik müzik üzerine çalışmış ve arkadaş olmuşlardır. Meşk zincirinin en önemli isimlerinden olan Uz, musıki ilminde önemli şahsiyettir.

Sadeddin Kaynak, Türk bestekârlarını anlattığı basılmış olan araştırmasının 82 ve 86. sayfalarında Kâzım Uz için şöyle der: “… Kâzım Bey, tahsil çağına gelince Darüşşafaka Mektebi'ne girmiş. Mektebin musıki hocası bulunan büyük üstat Zekai Dede'den mektepte musıki öğrendiği gibi, mezun olduktan sonrada üstaddan bir hayli feyz almıştır. … 1920 tarihinde kendisine (Kâzım Uz) mülaki (buluşma) oldu. Birçok üstün meziyetlere malik, edep ve irfan sahibi ve oldukça iyi musıki bilen Kâzım Bey üstadımdan pek çok istifadeler ettim.” Öğrenimine, Neyzen Emin Dede Efendi ile devam eden Kaynak, Emin Efendi ile çalışmasının büyük şans ve gurur kaynağı Baş imam Sadeddin Kaynak tarih bilinci, KASIM'14 117 olduğunu yazılarında belirtmiştir. Sadeddin Kaynak, din adamlığının yanı sıra çok çalışarak Türk musıkisi nazariyat ve icra alanında kendisini oldukça yetiştirmiştir.

Sadeddin Kaynak'ın Türk müziği için bu denli önem arz eden hocalarla meşk etmesinin, kendisine kazandırdıklarının yanı sıra, kişisel gayreti ile yaptığı yoğun çalışmalar onu, musıkide yükseltmiş ve ivme kazandırmıştır. Kaynak, “… Hepsinden, ayrı ayrı musıkimizin en karakteristik eserlerini meşk ettim. Fakat, bu iş meşk içinden çıkarılır gibi değildir. Türk musikisinin bütün hususiyetini öğrenmek için, şahsen çok gayret sarf ettim, çok tetkikât yaptım…” demiştir. Bestekârlığının başlarında nota bildiği hâlde melodileri toparlayamadığı için eserlerini notaya alamayan Kaynak, eserlerinin kayıt altında kalabilmesi için ilk zamanlarda hocası ve arkadaşı olan Kâzım Uz ve Leon Hacıyan notaya almışlardır.

Kadri Şençalar ve Kemani Maksut Sazer de, Kaynak'ın eserlerini notaya almışlardır. Kendi eserlerini notaya alabilmek için çok çalışan Kaynak için Hafız Ahmet Kibritcioğlu, Kaynak'ın önce “Hamparsum” notasını öğrendiğini, bu yazım sistemiyle eserlerini kayıt altına aldığını söylese de, bu sistemle yazılı hiçbir eser günümüzde bulunmamaktadır. Sadeddin Kaynak; eserlerini notaya alırken, büyük titizlik göstermiş ve eserlerinin sağ üst köşesine, isminin baş harflerini S.K. olarak yazmıştır. Kaynak'ın 20. yüzyılın ilk çeyreğindeki Türkiye'nin kültür ortamında, ortaya koyduğu besteleri ile bir Türk musıkisi bestekârı olarak taşıdığı anlam ve önem çok büyüktür.

Sadeddin Kaynak'ın Musıki Mecmuası'na verdiği röportajda eserlerini nasıl bestelediğini şöyle anlatır: “… Bir eseri hazırlarken bunu bütün memlekete mi yoksa yurdun herhangi bir bölgesine mi hitap edeceğini düşünürüm. Bir bölgeye ait şarkı yapılırken o mıntıkadaki halkın şivesi, tekellüm ahengi göz önünde tutulur. Esasen yurdun her mıntıkasına ait bir terennüm tarzı vardır. Bilhassa ritimler ayrılır, mesela Şark vilayetlerimize ait şarkı ve türkülerde uzun uzun melodiler kullanılır. Bu bölge halkının hayatı daima gurbette geçtiği için, şarkılarında dağların, kervanların sesleri yollar gibi uzar gider.

Şimal bölgemizin halkı ise daima su ile, denizle, rüzgârla ve balıkla alakalı olduğundan nağmelerine hareketlilik ve canlılık hâkimdir…” Vatani görevini yaptığı sırada Türk Halk Müziğine özel ilgi duyan Kaynak, türkü formunda eserler de bestelemiştir. Geniş bir musıki kültürüne sahip olan Kaynak, Türk musikisine 669 eser hediye etmiştir. Eserlerinde yoğunlukla ‘aşk' teması işlenmiştir. Toplam 669 eserinin, 303 tanesinin güftesi kim tarafından yazıldığı bellidir.

55 şarkısının güftesi kendisi tarafından yazılmış; 115 eserinin güfteleri ise Vecdi Bingöl tarafından yazılmıştır. Bestekârlık anlayışında farklı form ve usuller kullanan Kaynak; şarkı, türkü ve fantezi eserlere ağırlık vermiştir. 550 şarkı, 26 türkü, 22 mars, 20 fantezi, 13 ilahi, 5 mersiye, 5 düet, 5 nefes, 3 şu'ul, 2 çocuk şarkısı, 2 beste, 2 ağıt, 1 maya, 1 vals, 1 tango ve 8 adet formu bilinmeyen eserleri günümüze kadar gelmiştir. 669 eserinin, 58 tanesi de farklı makamlar kullanmıştır.

515 tanesinde, 19 farklı usul kullanmıştır. Sadeddin Kaynak, film müziklerinde de belirli döneme damgasını vurmuş bir bestekârdır. 59 eseri, Türk sineması için film müziği olarak bestelemiş. 159 eserini, Mısır sineması için film müziği eserleri olarak bestelemiştir. Türk musıkisinde farklı yelpaze içinde bestekârlığından söz ettiren Sadeddin Kaynak, dilden dile gönülden gönüle yayılan, 669 adet eserini Türk musikisinin zenginliğine katmıştır.

Etiketler: Sadeddin Kaynak, Tarih, Melek, Güzel, Hoca, Cami, Sınır, Sahne, İlgi, Zengin, Manzara, Asker, Üniversite, Sanat, Cenaze Namazı, İfade, Dünya, Türk, Gece, Bebek, Kasımpaşa, Türkiye, Mısır, İran, Irak, Rize, İstanbul, Bingöl, Zor, İş, Tarihi, Köşk, Hafızlık, Cenaze
02.12.2014   Sadeddin Kaynak
Erdoğan, 'Güzel Bir Türkiye İçin Tabii Ki Evet' Programına Katıldı
Erdoğan, 'Güzel Bir Türkiye İçin Tabii Ki Evet' Programına Katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu dönemlerde
Diyarbakır’da 9 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edildi
Diyarbakır’da 9 Köyde Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edildi
Diyarbakır Hani ve Lice ilçelerindeki 9 köyde soka
Putin ve Erdoğan’ın Görüşmesinin Ardından İlk Açıklama
Putin ve Erdoğan’ın Görüşmesinin Ardından İlk Açıklama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devle
Adıyaman'da Deprem!
Adıyaman'da Deprem!
Adıyaman'ın Samsat ilçesinde 5,5 büyüklüğünde depr
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakın Ha Bu İkiliye Oy Vermeyin!
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sakın Ha Bu İkiliye Oy Vermeyin!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Savaşta bile sağlık görevl
MHP Liderinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Destek
MHP Liderinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Destek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Sayın Cumhurbaş
Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale’de Açıklamalar Yaptı
Cumhurbaşkanı Erdoğan Çanakkale’de Açıklamalar Yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart Şehitl
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Hollanda Tepkisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Hollanda Tepkisi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bağcılar'da ka
Başbakan Yıldırım’dan Bayrak Açıklaması
Başbakan Yıldırım’dan Bayrak Açıklaması
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım
Eczacıbaşı Holding'den Helikopter Kazası İle İlgili Açıklama
Eczacıbaşı Holding'den Helikopter Kazası İle İlgili Açıklama
Eczacıbaşı Holding'ten bugün İstanbul’da gerçekleş
Kılıçdaroğlu da Refarandum Önerdi
Kılıçdaroğlu da Refarandum Önerdi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin gr
Twitter Logo